Sefer

Bir vapur, iskeleden özgürlüğüne doğru yol alırken
Aşkımın son susam tanesine dönüşmüş halini de
Aç bir martıya kaptırdım.
Helal olsun.

Güneş omzuma çarpıp kaçıyor, deniz ilk kez deniz gibi kokuyordu.
İçimden bir düzine şarkı geçiyordu elbet.
Fakat aklımı, martıların çığlıkları karıştırdı.
Ziyanı yok.

Yetindim yeterince sensizlikle.
Martı bile bir parça simitin peşine düşmüşken
Sevdanın peşinden koşmayanları anlamıyordum.
Sen mesela, hiç hayal kurmadın mı
Denize kıyı olan bir ev hayalin olmadı mı hiç?
Sesler sussun istemedin mi dışında, içinde.
Ben istedim.
Benim sevdam da buydu.
Sana sevdam da buydu.

Açım, bir martı kadar en az.
İçime sen düştün.
Bir sevdim.
Bir daha sevdim
Tenin deniz ışıltısıydı, dudakların su birikintisi.
Anımsadım.
Korkutuyor anımsamak, o zaman eksiksin.
Tamam olamadık ve belki de hiç..
Bak yine korktum, sustum.
Ve bir ses böldü düşümü.
“Başka Sefere evlat”.
Kestik.

Serpil Kaya